At Meydanı (Sultan Ahmet Meydanı)

Bizans donemi

Sultanahmet Meydanı İstanbul’un en güzide meydanlarından birisidir. Bizans dönemin de Hipodrom, Osmanlı dönemindeyse “At Meydanı” olarak bilinen Roma sirki de meydanın içerisinde yer almaktadır.

Günümüze çok az kalıntıları kalan Bizans devri önemli yapıları ve abideleri Hipodrom çevresinde inşa edilmişti. “Büyük Saray” olarak bilinmekte olan İmparatorluk Sarayı Hipodromun yanından başlar, aşağılara, deniz kenarına kadar uzanırdı. Bu Saraydan günümüze bir büyük salonun yer mozaik panosu gelebilmiştir. Şehrin en önemli meydanı “Agusteion” ve burası ile cadde arasında “Milerium zafer takı” bulunmaktaydı. Cadde, Roma’ya kadar uzanan yolun başlangıcıydı ve ilk kilometre taşı da buradaydı. Hamamlar, mabetler, dini, kültürel, idare ve sosyal merkezler bu civara yerleşmişlerdi. Semt Bizans ve Türk devirlerinde de merkezi önemini devam ettirmiştir. İstanbul’un en önemli yapıtları; Ayasofya, Sultan Ahmet Camii, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Yerebatan Sarnıcı burada, Hipodromun çevresindedir. Şehrin ana caddeleri (aşağı limana inen ve batıya şehir surlarına doğru gidenler) Hipodromdan başlar ve yamaçları takip ederdi. Yol kenarları ticari kuruluşlar ve ikametgahlarla çevrili idi. Yan yollar dar ve bazıları basamaklarla yokuş aşağı uzanırlardı. Anayol kaldırımları bazen iki katlı, galerili inşa edilmişlerdi. British Museum’da bir kompozisyondan Sultanahmet Meydanı’na ait detay, 1553 Roma İmparatorluğu ve sonradan Bizans İmparatorluğu devrinde hipodrom şehrin toplantı, eğlence, heyecan ve spor merkezi olarak 10. yüzyıla kadar önemini sürdürmüştür. Araba yarışlarının yanı sıra, müzisyen toplulukları, dansözler, akrobatlar, vahşi hayvanlarla güreş gösterileri, toplantılar yapılırdı. Bütün bu faaliyetler için ise Roma devrinde bol tatil günleri mevcuttu.

Hipodrom Bizans döneminde devlete karşı ayaklanmaların da merkezi olmuştur. İustianus’un saltanatında gerçekleşen Nika Ayaklanması bunlardan biridir ve komutan Belisarios’un yine burada kıstırdığı ayaklanmacılardan 30.000 kadarını öldürmesiyle bastırılmıştır. Daha sonra 1185’te İmparator I. Andronikos’un linç edilmesi de burada olmuştur. 1880 tarihli Hipodrom Meydanı. Ön planda Dikilitaş ve arka planda Ayasofya Camii Dev ölçüde bir U harfi şeklinde olan hipodromun doğu uzun tarafında, damında 4 bronz at bulunan, balkon şeklinde, imparator locası yer alırdı. Ortada, hipodromun kum kaplı sahasını ikiye bölen, arabaların etrafında yarıştığı alçak bir duvar, bu duvarın üstünde de İmparatorluğun çeşitli yerlerinden getirilen abideler ve meşhur at yarışçıları ile atlarının heykelleri bulunurdu. Şöhretli bir araba yarışçısı akla gelebilecek her türlü maddi olanak içinde yüzerdi. Yarışçılar yeşil-mavi-beyaz-kırmızı gibi politik güçleri de olan takımlara ayrılmışlardı. Zaman, zaman yarışlara politika karışır, karşılıklı güçlerin mücadeleleri korkunç katliamlara dönüşebilirdi. Hipodrom günümüze zemini 4-5 metre yükselmiş ve kalabilmiş 3 abide ile gelmiştir.

Bunlar Örme Dikilitaş, Mısır’dan getirilen Obelisk ve Delfi’deki Apollon tapınağından getirtilen Yılanlı Sütun’dur. Osmanlı devrinde, bu meydanda bazen, eski günlerindeki zengin gösteriler gibi, çeşitli festival ve gösteriler tertiplenmişti. Hipodrom’un batısında, Sultan Ahmet Camii’nin karşısında yer alan Kanuni’nin sadrazamı İbrahim Paşa Sarayı 16. yy. zengin ve tipik özel sarayların günümüze gelen tek örneğidir. Bu güzel yapı Türk ve İslam Eserleri Müzesi olarak ziyarete açıktır. Hipodromdan günümüze yuvarlak güney ucu kalmıştır. Bu büyük kemerlerle donatılmış tuğla bir yapıdır. Sonraki devirlerde Hipodromun taş blokları ve sütunlarının tamamı başka yapılarda kullanılmıştır. Hipodrom girişi sağındaki parkta 4-5 yy. ait özel saray kalıntıları, az ilerisinde de Aya Öfemiya Bizans Kilisesinin kalıntıları bulunmaktadır.

Osmanlı zamanında da Yeniçeri isyanları bu bölgede gerçekleşir, kırk gün kırk gece süren şehzade sünnet düğünleri, şenlikler burada yapılırdı. İstanbul’da Halide Edip’in işgale karşı konuşma yaptığı 1920 Sultanahmet mitingi de burada yapılmıştır.

Sultan Ahmet Camii İstanbul’un “Fatih” ilçesindedir.

Anadolu yakasından gelmek isteyenler için;

  • Kadıköy’den Eminönü yönüne giden vapurlarla karşıya geçtikten sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına aktarma yapınız. Tramvay ile Sultanahmet durağında indiğinizde Sultan Ahmet Camii’ne ulaşabilrsiniz.

  • Üsküdar’dan Marmarayı kullanarak Sirkeci durağından indikten sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına aktarma yapın. Tramvay ile Sultanahmet durağında indiğinizde Sultan Ahmet Camii’ne ulaşabilrsiniz.

  • Ümraniye’den Üsküdar-Çekmeköy metrosuna binip Üsküdar son durakta inin. Buradan Marmaraya aktarma yaparak Sirkeci durağında indikten sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına aktarma yapınız. Tramvay ile Sultanahmet durağında indiğinizde Sultan Ahmet Camii’ne ulaşabilirsiniz.

  • Kartal, Pendik, Maltepe taraflarından geliyorsanız Kadıköy-Tavşantepe metrosuyla Ayrılıkçeşme istasyonunda indikten sonra Marmaraya aktarma yapıp Marmaray ile Sirkeci durağından indikten sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına aktarma yapınız. Tramvay ile Sultanahmet durağında indiğinizde Sultan Ahmet Camii’ne ulaşabilirsiniz.

Avrupa Yakasından gelmek isteyenler için;

  • Büyükçekmece, Esenyurt, Avcılar ,Küçükçekmece, Bahçelievler taraflarından geliyorsanız Metrobüs ile Cevizlibağ durağında indikten sonra Kabataş-Bağcılar tramvayına aktarma yapın. Tramvay ile Sultanahmet durağında indiğinizde Sultan Ahmet Camii’ne ulaşabilirsiniz.
travel gezenkediler.com
“Gezenkediler.com”

“Korona Virüs kapsamında her gün ziyaret edebilirsiniz. Maskenizi ve dezenfektanlarınızı yanınızdan eksik etmeyiniz. :)”

Gezen Kediniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: